X
KULLANICI GİRİŞİ
Giriş yapmak için lütfen aşağıdaki formu kullanınız.
Recep YAVUZ - Expo alanından mükemmel bir üniversite olur

Genel Sekreter yardımcısı Faik Bey eşliğinde çok merak ettiğimiz Expo alanını Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyeleri ile karış karış gezdik. Sürekli gidip gelen kamyonlar, vinçler, oradan oraya taşınan ağaçlar ve ara ara yolumuza çıkan devasa inşaatlar arasından filmin son karesini kestirmeye çalıştık sürekli. Zira ortada henüz bitmiş herhangi bir bina veya alan yok. Herkesin kafasında 9,5 ay sonra başlayacak organizasyona bu alanın yetiştirilip yetiştirilemeyeceği sorusu var? Projenin tamamını bakınca bunun hiçte kolay olmayacağı aşikar.  Galiba göç yine yolda düzelecek.

Bu konudaki tek teselli, Expo 2016'ya sağlanan ekonomik destek. Tarım Bakanlığı Expo 2016 için önemli bir bütçe ayırmış ve bunu kısıtlamadan uyguluyor. Ekonomik desteğin böylesine güçlü olduğu bir projenin, yetişmeme sorunu olmaz gibi duruyor.

Bence en üzücü konu uluslararası katılımın –özellikle Avrupa’dan-  olmaması. Katılan ülkelere bakınca ‘Orta Asya Exposu’ yapacak gibiyiz. Ülke sayısı hala 30’u bulmadı. Daha da artmasını beklememek lazım.  Oysa 100 ülke, 8 Milyon turist hedefi ile yola çıkılmıştı. Sanırım ikinci hedefin tutması daha da zor. Zira Antalya’ya en çok turist gönderen ilk on ülke Expo 2016'ya katılmıyor. ‘Gidin kendi ülkenizin bahçesini gezin’ diyebileceğimiz turist sayısı çok az. Turizmcilerle istişare etmekte yarar var. Mesaisini inşaata kaptırmış Expo Yönetimi, turizmin her zaman en az bir yıl önden işlediğinin farkında değil. Bütün uyarı ve önerilere rağmen Expo'ya dair bilgilerin zamanında hazırlanıp yetiştirilememesinden dolayı hiçbir tur operatörünün kataloğuna giremedi Expo 2016.  Yazık!.. Giriş ücreti hala belli değil. Her ne hikmetse 2 senedir Expo web sayfasını Almanca ve Rusça'ya çeviremedik.

Ziyaretimiz devam ederken Expo 2016'nın nasılsa bir şekilde hayata geçirileceği, ancak asıl dert edilmesini gerekenin bu devasa alanın Ekim 2016'dan sonra ne olacağı konusu kafama takıldı. Bu tarz organizasyonların en büyük derdi,  bitiş düdüğü ile birlikte akla gelen, ‘eee şimdi ne olucak?’ sorusu. Çok büyük emek ve yatırımlarla hayata geçirilen bu yapılar, işlerlik kazandırılmayıp, terk edilmeye bırakıldığında zamanla başa bela haline gelip, mega enkazlara dönüşüyorlar. Bunlara ‘Beyaz Filler’ deniyor. Şampiyonalar için yapılan stadyumlar, spor kampları, film stüdyoları, kongre merkezleri, fuar alanları gibi yapıların bu makûs kaderinden kurtulması için, organizasyona talip olunurken ve projelendirilirken o mekan ya da alanın organizasyon sonrasında ne olacağı da önceden belirleniyor.

Gördüğüm kadarı ile Expo 2016 için buna dair belirlenmiş bir plan yok. Cılız önerilerle geçiştiriliyor bu konu. En kötü öneri de ‘botanik bahçesi olur, insanlar gezerler’ olacaktır. Bütün alanı boydan boya gezdikten sonra içimden geçeni Erol İşbilir’e fısıldadım: "Burası mükemmel bir üniversite kampüsü olur!" Ziyaretin geri kalan kısmını bunu düşleyerek geçirdim. Hatta tarım şehri olan Antalya'daki bu üniversite belki de dünyanın en önemli Ziraat Fakültesi haline getirilebilir. Gerek mimari yapı, gerek dikilmiş olan binlerce ağaç, gerek konumu, gerekse şehrin ihtiyacı olması açısından bu çok isabetli bir tercih olur. Böylelikle Türkiye’nin ilk Expo'su, yıllar geçtikten sonra da varlığını ve önemini sürdürerek, Antalya’nın hızla artan genç nesli için bırakılacak en önemli mirasa dönüşebilir.

Expo'yu ölümsüzleştirmek bizim elimizde, Expo Üniversitesi'ni bir düşünün lütfen !.. 

Haber Listesi
E-posta listemize kaydolmak için lütfen e-posta adresinizi kaydediniz.
Bizi Takip Edin!